| Hoşgeldin, Ziyaretçi |
Sitemize gönderi yapmadan önce kayıt olmanız gerekmektedir.
|
| Son Konular |
Sirin Elma Masalı
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:09 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 14,309
|
Neseli Ispanak
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:08 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 10,184
|
Fil Fefe’yle Serçe Pırı
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:07 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 9,201
|
Çizmeli Kedi Masalı
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:06 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 8,410
|
Cesur Portakal
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:05 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 8,562
|
Becerikli Domatesler
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:05 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 5,446
|
Kayıp Kanguru Masalı
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 10:03 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 5,518
|
NASRETTİN HOCA FIKRALARI
Forum: İlk Okul Masalları Pdf
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
23-05-2020, 09:53 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 5,741
|
Windows Otomatik oturum a...
Forum: İşe Yarar Bilgiler
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
25-06-2019, 09:18 PM
» Cevaplar: 0
» Okunma: 10,121
|
ALCATEL MOVE SERIES - Alc...
Forum: Nasıl Bulurum?
Son Mesaj: Sizinsayfaniz
14-09-2018, 07:01 PM
» Cevaplar: 1
» Okunma: 16,757
|
|
|
| SİHİR |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 21-12-2008, 08:01 PM - Forum: DİĞER DİNİ KONULAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
İbtidâî topluluklardan günümüze kadar devam edip gelen sihir ve sihirbazlığın dinî hükmüne geçmeden önce mâhiyeti hakkında kısa bir giriş yapmak faydalı olacaktır:
Dilimizde «büyü, afsun, cadılık, nirenk, füsun» kelimeleriyle ifade edilen sihir, «bir takım acayip işler vasıtasıyle alışılan ve bilinene uymayan (fevkalâde) tesirler meydana getirmektir.» şeklinde tarif edilmiştir. (İsmail Fenni, Lugatçe-i Felsefe, s. 405; Elmahlı M. H. Yazır, a.g. esr, s. 6361 vd.) Sihrin, gözbağcılık denilen ve gerçek olmayan çeşidi yanında, gerçek netice ve tesirleri olan nevileri vardır. «Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.» (al-A'râf: 7/116) âyetinin baş tarafı birinci nevi sihre, sonu da ikinci nevine işaret sayılmıştır.
Sihrin çeşitli yolları vardır:
a) Hindlilerin yolu: Yiyecek, içecek ve insanlarla ilişki konularında perhizler yaparak ruhu kuvvetlendirmeye dayanır.
b) Nabt yolu: Nakışlar, heykelcikler, düğümler yapmak, tütsü yapmak suretiyle yıldızlara tesir esasına dayanır.
c) Yunan yolu: Kurbanlar ve yakarışlar ile yıldızların rûhaniyetlerini harekete geçirmeye dayanır.
d) İbrani, Mısır ve Arapların yolu: Özel olarak tertiplenen bir takım isimleri ve kelimeleri zikrederek cinleri celbetme ve bunlan engelleyen melekleri sihirleme esasına dayanır.
e) Bazı kimyevi maddeler kullanılarak yapılan sihirler de vardır. (Elmalı'lı, ag. esr; s. 6162 vd.)
İslâm dini, sihiri inkâr etmemiş, fakat yasaklamıştır. Kur'an-ı Kerim, firavunlar zamanında yapılan sihirler ile Babil'e gönderilen iki meleğin (Harut ve Marut) sihirle ilgilerinden bahseder. (el-Bakara: 2/102). Felak ve Nâs surelerinin, Peygamberimiz (s.a.v.)'e karşı yapılmış bir sihir teşebbüsü üzerine geldiğini gösteren rivayetler vardır.
Sihir itikadı bozduğu, tevhid inancına zarar verdiği, kontrolü mümkün olmadığı için kötüye kullanıldığı ve aldatma, iğfal, ızrar vâsıtası olduğu için haram kılınmış, sihirbazın felah bulmayacağı ifâde buyurulmuştur. (Tâhâ: 20/69)
Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) sihir hakkında şöyle buyurmuştur:
«(Ferdleri ve toplumu) mahveden yedi şeyden sakının!
Sordular:
— Bunlar nedir yâ Rasûlullah? Buyurdu:
— Allah'a ortak koşmak, sihir, haksız olarak Allah'ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaş günü düşmandan yüz çevirmek (kaçmak), mümin, habersiz, namuslu kadınlara iftira etmek.» (Buhâri, K. el-Vasâyâ, 23; K. et-Tıb, 48; Müslim, K. el-İmân, 144.)
|
|
|
| RUH ÇAĞIRMA |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 21-12-2008, 08:00 PM - Forum: DİĞER DİNİ KONULAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Günümüzde, özelikle sosyete denilen tabaka arasında yaygın olan ruh çağırma olayı da bir nevi modern kâhinliktir. Birçok tecrübeler, medyumların madde ötesi bir varlıkla temas kurdukları kanaatini vermektedir. Ancak bunun ruh olduğu ve söylediğinin gerçeğe uygunluğu sabit değildir.
Elmalı'lı merhûmun ifadesiyle «bunların büyük ruhları ve şahsiyetleri çağırıp getirme iddâaları yalan olduğunda şüphe yok ise de habis ruhları ve sefil şahsiyetleri afsunlayıp topladıkları ve bu suretle yüce ruhlara zarar vermeye çalıştıkları muhakkaktır. (Hâk Dini Kur'ân Dili, C. VIII, s. 6365)
Spirtualizm konusunda yazanların ciddileri arasında bulunan İ.B. Kuday ve A.S. Akay, ruh çağırma işinin başarısını uzun uzadıya isbata çalıştıktan sonra «Bugün tecrübî psikoloji laboratuarları bu meselelerin daha henüz karanlık kalmış noktalarını aydınlatmakla meşguldürler... Ruhlarla muhaberede bulunduklarını söyleyen medyumların bir çok iddiâları, yukarıda saydığımız mihanikiyetlere göre yanlış ve hatalı olabilir...» (Spirtualizm, İst. 1949, s. 133.) diyorlar.
Bu iki nakil yukarıdaki hükmümüzü teyid etmektedir.
Şu halde:
a) Gelenin ruh olduğu belli değildir; cin olması ihtimali daha kuvvetlidir. (Cin çağırma işi cemiyetimizde öteden beri bilinmekte idi, şimdikiler bunu biraz daha modernize ederek adına «ruh çağırma» dediler.)
b) Gelen varlığın veya hayâlin verdiği haber ve bilgiler, yalan ve yanlış ile karışıktır.
Dinimiz ruh ve diğer madde ötesi varlıklar üzerine ilmî araştırma yapmayı engellemez, aksine teşvik eder. (ez-Zâriyât: 51/21) Ancak maddî manevî menfaat sağlamak gayesiyle ve İslâm inancına uymayan telakkiler, anlayışlar içinde bu işlerle uğraşmayı ve mesnedsiz iddialara inanmayı meneder.
|
|
|
| HARAM KILINAN YİYECEKLER |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 21-12-2008, 07:58 PM - Forum: DİĞER DİNİ KONULAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
1— Kendiliğinden ölmüş hayvan (meyte):
«Meyte»den maksad, insanlar tarafından yenilmek üzere kesilmiş ve öldürülmüş olmayıp müdahalesiz ölen kara hayvanıdır. Haram kılınış hikmeti için şunlar kaydedilebilir:
a) Tarih boyunca insanlar bundan tiksinmiş ve bütün semavi din sâlikleri böyle hayvanları yememişlerdir.
b) Müdahalesiz ölen hayvanlar genellikle şiddetli zayıflık, zehirlenme ve mikrobik hastalıklar sebebiyle ölürler. Bunların yenmesi tehlikeli neticeler doğurabilir.
c) İnsanlar bu hayvanları yemeyince yaşayan kuşlar ve hayvanlar gıda bulma imkânına kavuşurlar.
d) Murdar ölen hayvanı yiyemeyeceğini bilen sahibi onun bakım ve tedavisine dikkat eder, kendi haline bırakmaz.
2 — Akmış kan:
Hayvan şer'i usulüne göre boğazlanınca vücuttaki kanın büyük bir kısmı dışarıya akar, az bir miktar da ince damarlarda kalır. İşte bu dışarıya akan kanı yemek, içmek haramdır. İnce damarların içinde, dalak, ciğer gibi uzuvlarda kalan kan ise akmış sayılmadığından, et ve sakatat ile birlikte yenir.
3 — Domuz:
Domuz, tabiatı icabı pislik, ekşimiş, kokuşmuş nesneler yiyen, pislik içinde yüzen bir hayvandır. Bu sebeple de eti, başta trişin ve tenya olmak üzere birçok mikroba yuvalık etmektedir. Bu hayvanı özel bakıma tabi tutmak ve etini tıbbi kontrolden geçirmek suretiyle muhtemel zararın önlenebileceği iddiasına karşı iki şey söylenebilir:
a) Bu tedbirler her zaman, her yerde ve her yiyen tarafından alınamaz, alınamamıştır.
b) Umûmi mütalâada da işaret ettiğimiz üzere domuzun haram kılınmasının hikmeti bizim bugüne kadar bildiklerimizden ibaret değildir. Dün bilinmeyenler bugün biliniyor; yarınlar da bugünün meçhullerini —kısmen de olsa— aydınlığa kavuşturacaktır.
4 — Allah'tan başkası adına kesilenler:
İnsan hayatına ancak Allah Teâlâ son verir. Hayvanların hayatına son vermek, yine Allah'ın kudreti ve iradesiyle olmakla beraber insanlar, faydalanmak için öldürme fi'ilini işlerler. Bu fi'le izin veren de Allah Teâlâ'dır. Hayvanı öldürürken O'nun ismini anmak bu izni tazelemek, ölümün O'nun kudret ve iradesiyle olduğunu hatırlamaktır. Putlara, uydurma mabutlara kesilen, bunların adı anılarak boğazlanan hayvanlar yenmez; çünkü yaratan ve öldüren Allah'tır, halbuki kesim O'nun iznine ve ismine dayanmamıştır. Bu yasak aynı zamanda putperestliğin kökünü kazımak ve tevhidi perçinlemek hikmetini taşır.
5 — Meyte sayılanlar:
İlgili âyet, boğazlanmadan, başka sebeplerle öldürülen ve ölen hayvanların da yenmeyeceğini ifade ediyor. Bunların haram oluş hikmeti meyteninki ile ortaktır. Ayrıca hayvan artığını yemek insanın yüce vasıflarına ters düşmektedir.
6 — Diğer kara hayvanlarından helâl ve haram olanlar:
Yukarıda mealini verdiğimiz âyet sarih ve kesin olduğu için fukahâ mezkûr dört şeyin haram olduğunda ittifak etmişlerdir. Bunların dışında kalan hayvanlara gelince:
Kur'an-ı Kerim'de Rasûl-i Ekrem (s.a.v.)'i kastederek «onlara temiz şeyleri helâl kılar, pis şeyleri de haram kılar» (el-A'raf; 7/157) buyuruluyor. Burada pis şeyler diye tercüme ettiğimiz «el-habâis»in tefsirinde müctehidler ihtilâf etmişlerdir.
Bazı müctehidlere göre habis, Allah ve Resulü nün haram kıldıklarıdır, yâni haram oldukları hakkında âyet veya hadis bulunan şeylerdir: Bu sebeple haşarat, kurbağa, yengeç, kaplumbağa gibi hayvanlar haram değildir.
Ebû Hanîfe, Şafii gibi müctehidlere göre ise «habis» umumiyetle insanların (veya Kur'an-ı Kerim nazil olduğu sırada arap toplumunun) tiksindiği, iğrendiği şeylerdir; dolayısıyle yukarıda sayılan canlılar ve benzerleri haramdır. Pislik ve leş yiyen hayvanlar da «habisler» içinde mutâlea edilmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) Hayber günü ehli eşek etini yasaklamıştır. (Buhârî, K. el-Meğazi. 38; K. ez-Zebâih; 27, 28; Müslim, K. en-Nikâh, 30.) Bu nass sebebiyle cumhura göre ehli eşek ve katır haramdır.
At Ebû Hanife'ye göre helâl değildir, imameyne ve Şafii'ye göre helâldir.
Resûlullah (s.a.v.)'in «bütün köpek dişli yırtıcılar ile yırtıcı pençesi olan kuşları yemeyi yasakladığı» rivayet edilmiştir. (Müslim, K. es-Sayd, 15. 16; Ebû Dâvûd, K. el-At'ıme. 32; Tirmizi, K. es-Sayd, 9-11.)
Hanefîler bu hadiste geçen «sibâ» kelimesini «et yiyenler» şeklinde anlamışlar ve bu nevi hayvanları haram saymışlardır.
İmam Şafiî «insanlara saldıran ve parçalayan», şeklinde anladığı için tilki ve çakalı istisna etmiştir.
İmam Mâlik yırtıcılar için haram yerine «mekruh» tabirini kullanmıştır.
7 — Deniz hayvanları:
Ulemânın ekseriyeti deniz hayvanlarının helâl olduğu görüşündedirler. Ancak karada yaşayan ve yenmesi haram olan insan, domuz, köpek, ayı gibi hayvanların ismini taşıyan deniz hayvanlarında ihtilâf etmişler; bazıları bunların helâl olmadığını ifâde etmişlerdir. İmam Mâlik'e göre yalnızca deniz domuzu mekruhtur.
Deniz hayvanları için helâl sınırını çok geniş tutan bu görüşün delili âyetlerdir: «Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize —ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün— boyun eğdiren de O'dur...» (en-Mâide: 5/96)
Hanefîlere göre deniz hayvanlarından yalnızca —bütün nevileriyle— balık helâldir. Bu hayvanın boğazlanması gerekmez. Kendiliğinden ölen yenmez. Dalga, taş, havasızlık, avlanma gibi sebeplerle öleni yenir. Diğer deniz hayvanları ya iğrençtir, yahut da —boğazlanmadığı için— meyte hükmündedir. (el-Mavsılî. el-İhtiyâr, Cüz: V, s. 13 vd.)
|
|
|
| İSTİHARE DUASI VE NAMAZI |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:37 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Yapılacak her işin iyi veya kötü olduğunu, yahut hemen yapmanın mı, yoksa ertelemenin mi daha uygun olduğunu anlamak için iki rek'at namaz kılınıp Allah'a duâ ederek işin sonunu kalbine ilham etmesini niyazda bulunmak sünnetir.
İstihare Duâsı Şudur;
"Allâhumme innî estehîruke bi-ilmike ve estakdiruke bikudratike ve es'eluke min fadlike'l-azîm. Feinneke takdiru velâ ekdiru ve ta'lemu vela â'lemu ve ente allâmu'l-ğuyûb. Allâhumme in kunte ta'lemu enne hâzâ'l, emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî âcili emrî ve âcilihi fakdirhu lî ve yessirhu lî summe bârik lî fîh. Ve in kunte tâ'lemu enne hâza'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emri âcili emrî ve acilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu va'kir liyelhayra haysu kâne sume ardinî bih. "
"Allah'ım! Senin ilmine göre hayrını diliyorum, kudretinden güç istiyorum, senin büyük fazlını diliyorum. Zira sen kadirsin, ben kadir değilim, sen bilirsin ben bilmem, sen gizlileri bilirsin. Allah'ım eğer sen bu işin benim dinim, geçmişim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında hayırlı olduğunu biliyorsan bunu bana takdir eyle, kolaylaştır. Eğer bu işim benim dinim, geçimim, sonum, şimdim ve geleceğim hakkında şerli olduğunu biliyorsan bunu benden, beni de bundan çevir, hayır nerede ise bana onu nasip eyle, sonra beni onunla hoşnud eyle."
|
|
|
| YATARKEN OKUNACAK DUA |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:37 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Hz. Peygamber (a.s.v.) geceleyin yatmak üzere yatağına girdiği zaman, sağ elini sağ yanağının altına kordu. Ve şu duâyı okurdu:
"Bismikellâhümme ehyâ ve emûtü."
"Allah'ım! Senin isminle diriliyor, senin isminle ölüyorum."
YATARKEN DİĞER BİR DUÂ
Nebiyy-i Ekrem Efendimiz yatağına girince sağına yatar,sağ elinin içini sağ yanağına getirir, böylece Allah'a teslim olma duâsını okurdu. Bu duâ şöyleydi:
"Allahümme eslemtü nefsî ileyke. Ve veccehtü vechî ileyke. Ve fevvadtü emrî ileyke. Ve elce'tü zahrî ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke. Lâ melce'e, velâ mencee minke illâ ileyke. Âmentü bi-kitabikellezî enzelte, ve binebiyyikellezî erselte."
"Allah'ım, nefsimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim. İşimi sana havale ettim. Sırtımı sana hem korkarak, hem de ümid ederek dayadım. Zaten senden başka sığınacak, sende başka dayanacak melce' ve mence'de yoktur. Kurtarış ve himaye ancak sendendir, sana mahsustur. Allah'ım indirdiğin kitabına, gönderdiğin Peygamberine iman ettim. Bu hal ve iman ile uykuya yatıyorum."
|
|
|
| RUYADA KORKANIN OKUYACAĞI DUA |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:36 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Rüya kötüye işaret olduğu yolunda kendisinde şüphe belirirse, hemen şu duayı okumalıdır:
"Allâhümme innâ neûzü bike min ameli'ş-şeytani ve seyyiâti'l-ahkâm."
"Allah'ım, şeytanın şerrinden ve rüyanın kötüsünden sana sığınırız."
İster hayra, ister şerre işaret olsun, korkutan rüyalardan sonra umumiyetle şu duâ okunmalı, Allah'a sığınmalıdır:
"Eûzü bi-kelimatillâhi't-tâmmati min gadabihî ve şerri ibadihi ve min hemezati'ş-şeyâtîne ve en yahdurûn.."
"Allah'ıntam olan kelimeleri ile gazabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve şeytanların hazır bulunmasından Allah'a sığınırım."
|
|
|
| YEMEKTEN SONRA OKUNACAK DUA |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:35 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Yemek Duâsı 1
Bizler sofraya oturunca, önce: "Bismillâhirrahmânirrahîm" der, sonra elimizi uzatırız. Şayet Besmele'yi baştan unutacak olursak, hatırımıza geldiği yerde, "Bismilâhi fî evvelihî ve âhîrihî" deriz. Yemeğe böyle zikirle başlayan mü'min, fikirle devam eder, hamd'le de bitirerek Peygamberimizin şu hamd duâsını da sonunda aynen okur:
"Elhamdü lillâhillezî et'amenâ ve sekânâ ve cealenâ müslimîn!.."
"Bizi yediren içiren ve bizi Müslümanlardan kılan Allah'a hamdolsun."
Yemek Duâsı 2
بسم الله الرحمن الرحيم
كُلُو وَشْرَبُو وَ لأ تُسْرِفُو اِنَّهُ لأَ يُحِبُّلْ مُسْرِفِي نَ
Ya Rabbi! Bize verdiğin bütün nimetlerden dolayı sana şükrediyoruz.Bizi Şükredenlerden eyle! Nankörlerden eyleme!
Ya Rabbi! Fayda vermeyen ilimden,korkmayan kalpten,doymayan gözden,kabul olunmayan duadan sana sığınırız,
Senden ;sıhhat afiyet ve ahlakın en güzelini dileriz,işlerimize kolaylık,kalplerimize genişlik,sofralarımıza bereket ver.
EL-FATİHA
Yemek Duâsı 3
بسم الله الرحمن الرحيم
اَلْحَمْدُلِلّه الَّذي اَطْعَمَنَاوَسَقاَناَوَ جَعَلَناَ مِنَ الْمُسْلِمِينَ.
وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَركاَ تُهُ عَلَي صاَحِبِ اطَّعاَمِ وَالْأكِلِينَ.
نِعْمَتُ جَلِيلُ اللَهْ بَرَكاَ تِ خَلِيلُ للَهْ شَفَعاَتْ ياَ رَسوُ ل الَّلهْ
اَللَهُمَّ زِدْ وَ لا تُقَلّلْ بِحُرْمَةِلْفاَتِحَ
Yemek Duâsı 4
بسم الله الرحمن الرحيم
كُلُو وَشْرَبُو وَ لأ تُسْرِفُو اِنَّهُ لأَ يُحِبُّلْ مُسْرِفِي نَ
Nimeti Celilullah
Bereketi Halilullah
Şefaat Ya Rasülullah
Bismillahi açtır Allah'ım
Nimeti taştır Allah'ım
Cemaline ulaştır Allah'ım
Mekke Medineyi dolaştır Allah'ım
Bu sofralar nurdur
Kaza belaları
Geri durdur Allah'ım
Bu sofralar Mamurdur
Bu sofralarda;
Halilibrahim bereketi
Bulundur Allah'ım
Artsın Eksilmesin
Taşsın Dökülmesin
Bu sofranın sahibi
Yokluk kıtlık
Görmesin Allah'ım
Yiyenlere helal,Yedirenlere hayır ,hasenat
Olması için;Ölmüşlerimizin ruhu için,
Allah Rızası için...
ELFATİHA.
|
|
|
| EZAN OKUNDUKTAN SONRA OKUNAN DUA |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:34 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Namaz vakitlerinde müezzin ezan okur, mü'minler de ezana icabet eder.
Ezana icabet iki türlü olur. Biri müezzinin söylediğini aynen söylemekle, diğeri de kalkıp camiye yürümekle, yahut evde namaz hazırlığına girmek ile.
Bilindiği üzere ezan başlayınca susmak, okunan kudsî cümleleri dinlemek müstehabtır. Hatta, dinlerken de müezzinin söylediği kudsî kelimeleri aynen içinden söylemekle icabet de müstehabdır. Ancak, ezandaki "Hayyâ ale's-salâh" ve "Hayyâ ala'l-felâh" kelimelerinde aynı kelimeler söylenmez. Bunların yerine "Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh" denir.
Sabah namazı ezanında ise müezzinin "Essalâtü hayrun mine'n-nevm" kelimesine "Sadaka ve berirte" denerek icabet edilir.
Ezan dinlerken icabetini böyle yapmış olan mü'min, ayrıca ezanın sonunda bir de vesile duâsı okursa daha çok sevap alır, hem de Efendimiz (s.a.v.)'in şefaatına layık olur.
Ezandan Sonra Okunacak Dua;
"Allahumme rabbe hâzihî'd-dav'veti't-tâmmeh ve's-salâti'l kâimeh, âti Muhammeden'il vesîlete ve'l-fadîlete ve'd-derecete'l-vâsiate ve'b'ashu mekamen Mahmûden ellezi veadteh."
Anlamı:
"Ey bu mukaddes davetin sahibi ve kılınacak namazın maliki Rabbim, Efendimiz Muhammed Aleyhisselâm'a vesile, fazilet ve geniş derece makamlarını ver. O'nu kendisine vaadettiğin en nihaî makam olan Makam-ı Mahmud'un zirvesine çıkar."
|
|
|
| ABDEST DUALARI |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:31 AM - Forum: DUALAR
- Yanıtlar (1)
|
 |
Abdeste başlarken önce niyet edilir, sonra eûzübesmele çekilir. Sonra da her bir âzayı yıkarken şu duâlar okunur:
ELLERİ YIKARKEN
"Elhamdü lillâhi'llezi ceale'l-mâe tahûran ve'l-İslâme nûran..."
"Suyu temizleyici, İslâm'ı da nûr kılan Allah'a hamdolsun..."
AĞIZA SU VERİRKEN
"Allahümme e'inni alâ tilâveti'l-Kur'an ve
zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetike..."
"Ey Allah'ım, Kur'an okumak, seni zikir ve sana şükür etmek, sana olan ibadeti güzelleştirmek hususlarında bana yardım et!.."
BURNA SU VERİRKEN
"Allahümme erihnî râihate'l-Cenneti velâ turihnî râihate'n-nâr..."
"Allah'ım, bana Cennet kokusunu duyur, Cehennem kokusunu hissetirme!"
YÜZÜ YIKARKEN
"Allahümme beyyid vechî yevme tebyaddu vücûhün ve tesveddü vücûh.."
"Allah'ım, yüzlerin kiminin ak, kiminin kara olduğu o günde, benim yüzümü ak çıkar!"
SAĞ KOLU YIKARKEN
"Allahümme a'tinî kitâbî biyemînî ve hâsibni hisâben yesîrâ..."
"Allah'ım, kitabımı sağımdan ver, hesabımı da kolay eyle!"
SOL KOLU YIKARKEN
"Allahümme lâ tu'tinî kitabî biyesârî velâ min verai zahrî..."
"Allah'ım, kitabımı solumdan ve arkamdan verme."
BAŞI MESHEDERKEN
"Allahümme Ezillenî tahte zilli arşike yevme lâ zılle ilâ zıllü arşik..."
"Allah'ım, Arş'ın gölgesinden başka gölge olmadığı günde, beni Arş'ın gölgesinde gölgelendir..."
KULAKLARI MESHEDERKEN
"Allahümme'c alnî mine'llezîne yestemiûne'l-kavle feyettebiûne ahseneh..."
"Allah'ım, beni sözü dinleyip de en güzeline uyanlardan eyle..."
BOYNU MESHEDERKEN
"Allahümme a'tik rakabetî mine'n-nâr..."
"Allah'ım, boynumu Cehennem ateşinden âzâd eyle!..."
AYAKLARI YIKARKEN
"Allahümme sebbit kademeyye alâ's-sırati yevme tezillu fîhi'l-akdâm..."
"Allah'ım, ayakların sırat üstünde kaydığı günde, ayaklarımı sırat üstünde sabit eyle, kaydırma!.."
ABDESTTEN SONRA
Abdestten sonra bir veya üç kere de Kadr Sûresini okumak da abdestin âdâbındandır.
|
|
|
| ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) bilgisayar sistemine vi |
|
Gönderen: Sizinsayfaniz - 23-11-2008, 01:19 AM - Forum: DÜNYADAN HABERLER
- Yanıt Yok
|
 |
Virüs hakkında bilgi vermeyen sözcü, çok gizli dosyaların saklandığı bölümlere virüs bulaşıp bulaşmadığı konusunda da ayrıntı vermedi.
Pentagon sözcüsü Bryan Whitman, dünya genelindeki bilgisayarları tehdit eden bir virüse Pentagon’un bilgisayar ağında da rastlandığını ve virüsün temizlenmesi için gerekli önlemlerin alındığını söyledi.
Basına göre Pentagon, geçen pazartesi günü Bakanlık bilgisayarlarında USB taşınabilir belleklerin kullanılmasını yasaklamıştı.
Kaynak: ntvmsnbc
|
|
|
|